Biz biliyoruz ki ; hemen hepiniz kanser hastası olduğunuzu öğrendiğinizde çok üzüldünüz,hatta şoka uğradınız. Ayrıca yakınlarınız da çok üzüldüler ve neyi nasıl yapmaları gerektiğini düşünmeye , olasılıkları irdelemeye başladılar. Böyle yaşamsal bir durumda yapılabilecek en doğru davranış ;  olabildiğince soğukkanlı ve mantıklı olmak ve doğruları bulmaktır. Bu konuda size en doğru yolu , sizi ekip çalışması ile tedavi edecek uzmanlar gösterecektir. Şimdi şöyle düşünün ; siz herhangi bi kaza nedeni ile veya yaşamsal organlarında (beyin,kalp vs. ) ,ani damar tıkanması vs gibi ani bir neden ile maalesef yaşamanı kaybedenlerden haberdarsınız. Hatırlayınız ki, bu insanlar içinde çok genç olanları da ne yazık ki mevcut. Böyle bir durumda onlara göre biliniz ki sizler çok şanslınız. Zira doğru kararlarınızla tedavinizi konunun uzmanlarına ve onların tedavi eylem ve planlarına uyarak yaptırabilir, ilk sarsıntıları ( ameliyat,radyoterapi ve / veya kemoterapi ) atlatınca uzun yıllar yakınlarınızla mutlu olarak yaşayabilirsiniz.

Şimdi bu noktada duralım ve size kanserin bilinen nedenlerini özetleyelim:

Önde gelen uzmanların ortak görüşlerine göre kanser, tıpkı kalp hastalığı gibi hatalı bir yaşam tarzının hastalığı olarak görülüyor ve esas olarak yaşadığımız koşullar ve davranış tarzından kaynaklanan nedenlerle gelişiyor.

İngiliz bilim insanları  Sir Richard Doll ve Richard Peto ,araştırmaları sonucu kanser ölümlerinin dörtte üçünün sebebinin vücuda sağlıklı kalabilmesi için gerekli desteği verecek şekilde yaşanmaması olduğu sonucuna vardılar. Başka bir söylemle kanser, esas olarak – altını çizerek söylüyoruz – doğru gıdaları almama ,doğru içecekleri içmeme, doğru havayı solumama,doğru düşünceleri düşünmeme, doğru egzersizleri yapmama hastalığıdır. Bu çok genel ama fikir verici saptamalardan sonra durumunuza dönerek devam edelim : kanser tanısı konulduktan sonra konu ile ilgili uzmanınız size çok büyük bir ihtimalle “ ameliyat “ önerecektir. Daha önceki satırlarda size “doğru “ ve ”yanlış” lardan bahsettik. Artık bu noktadan sonra “yanlış” yapma lüksünüz yoktur. Uzmanları dinleyeceksiniz. “Doğru yaparak” dinlediniz ve ameliyat oldunuz ve çok büyük ihtimalle ameliyat başarılı oldu, yatış sürenizi ve böylece 1. etabı tamamlayıp hastaneden çıktınız. Olayın devamına ameliyat yaranız yine çok büyük bir olasılıkla iyi oldu. Şimdi ise yine uzmanlar denetiminde işin biraz daha zorluk arzeden 2 . etabı yani radyoterapi (ışın tedavisi) ve/veya kemoterapi (ilaç tedavisi) başlayacaktır. Bu etap sizi biraz zorlayacaktır. Bazı tedavi komplikasyonları ile karşılaşacaksınız. Bunun sebebi bu tedavi metotlarının kanser hücrelerine  olduğu gibi, başta vücut savunmasını sağlayan bazı kan hücreleri olmak üzere organların sağlıklı hücrelerini tahrip etmekte ve onlara ayrıca zehir (toksin) etkisi yapmalarıdır. İşte sizi bu 2. Etapta zorlayacak komplikasyonlar bundan kaynaklanmaktadır. Yine bu tedaviler sırasında Serbest Radikaller denilen maddeler oluşur.  Bunlar hücre DNA’larını bozarak yeni kanser odakları yapabilirler. Bu bozukluklara neden olacak bağışıklık sistemimizi çökerten serbest radikal ve toksinler , süratle vücuttan uzaklaştırılmalıdırlar.